04 NİSAN 2010 23:18
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

EŞİTLİKÇİ, ÖZGÜRLÜKÇÜ, ÇOĞULCU, SİVİL
 ‘DEMOKRATİK ANAYASA’ konulu panel, 08.04.2010 tarihinde saat 19:30 da gerçekleştirildi. Yaklaşık 2:30  saat süren panelin konukları KESK GENEL BAŞKANI SAMİ EVREN ve AVUKAT ENGİN CİNMENDİ. Eğitim Sen İstanbul 7 Nolu Şube Başkanı Azim ŞAMİLOĞLU'nun sunumunu yaptığı panele katılım yoğundu.

Sami EVREN, gerek 12 Eylül anayasasının gerekse AKP’nin anayasasının çok tehlikeli olduğunu, AKP  anayasasının bir takım düzenlemeler ortaya attığını ve  AKP’nin 12 eylül anayasasına rötuş yaptığını ifade etti. Bugüne kadar anayasa da 100 e yakın maddenin değişmesine rağmen anayasanın ırkçı, ayrımcı içeriğinin değişmediğini belirtti.

Evren ;

‘Özellikle grev ve toplu sözleşme ile ilgili düzenlemeler tehlikelidir. 1.bölümde memurlar toplu sözleşme yapabilir derken 2.bölümde taraflar anlaşamazsa uzlaştırma kuruluna gidiliyor. Bu, uzlaştırma kurulunu karar yetkili  hale  getirir ve böylelikle sendikaların önü belirtilen yöntemle kapatılır. Bakanlar kurulu idaresi uzlaştırma kuruluna bırakılarak sendika idaresi son buluyor. Ve grev yasaktır denilir. Ayrıca emekliler  toplu sözleşme kapsamına dahil edilerek emeklilerin (GENÇ-SEN,ÇİFCİ-SEN, EMEKLİ-SEN VB) örgütlenmeler engelleniyor.

Ayrıca Evren, anayasanın tamamen değişmesi gerektiğini , devletin ırkçı, asimile eden ve eşitsizliğe dayanan milliyetçi maddelerin değişmesi üzerinde durarak  seçimlerdeki baraj sistemini eleştiriyor. Anayasa değişikliğini tek bir partinin öne sürmesinin tehlikeli olduğunu belirterek burada ne 12 Eylül Anayasasını ne de AKP’nin anayasasının savunulabileceğinin imkansız olduğunu belirtti.

10 Nisan ‘DEMOKRATİK  ANAYASA’ mitingine değinerek demokratik anayasa mücadelesinin yükseltilmesi gerektiğini , ‘sıkıştırılmış iki gerilimin herhangi bir tarafı olmamalıyız,  3.yol olarak eşitlikçi, özgürlükçü ve çoğulcu bir anayasayı talep etmeliyiz’ dedi.

EVREN, kendisine yöneltilen bugün KESK olarak bu anayasaya evet mi hayır mı diyeceksiniz?  Sorusuna ‘KESK, çok farklı kitlelerin bir araya geldiği yapıdır.Nasıl ki şu partiye oy verin demiyoruz bunda da bir şey diyemeyiz. Ama şu bilinmelidir ki KESK kitlesinin AKP’ nin anayasasına evet diyeceğini düşünmüyorum.’

Bir eğitimcinin ‘ ülkenin emperyalizme olan ilişkisi sorgulanmalıdır. Bağımsız bir ülkeyi ifade eden anayasamız olmalıdır. Akp’nin dayattığı anayasa ile 12 eylül anayasası tek bir cephede değerlendirilmelidir. Anayasanın emperyalizme bağımlılık ilişkisi sorgulanmadan nasıl demokratik bir anayasadan söz edebiliriz?’ sorusuna  Evren, bu duruma işçi sınıfı ve sermaye cephesi olarak bakmıyoruz. Şimdi 12 eylül anayasası ve AKP  anayasası vardır, bizler bu nedenle 3. Cephe yaratıyoruz. Siyasi açıdan bağımsızlığı ifade etmek zordur, sistem içindeki anayasayı tartışıyoruz, diye yanıtladı.

Evren , bir siyasi  partinin kendi programını halka dayatmasına itiraz ediyoruz diyerek konuşmasını tamamladı.

Diğer bir konuk olan Engin CİNMEN  ise konuyla ilgili olarak şunlara değindi.

Sorunun anayasa hazırlanırken herkesin masaya oturarak beraber karar vermesidir diyerek seçimlerdeki baraj sistemine değindi. Mevcut baraj sisteminin bunun önünde engel teşkil ettiğini vurguladı. Ayrıca katılımcı demokrasinin gerekliliğine  değinerek kararla*rın alınırken ilgili kurumların söz birliğine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bugün Türkiye’de yaşanan gündemin ilginç bir hal aldığını , ordunun ve yargının ikiye bölündüğünü, Akp’nin merkez kavgasında olduğu  bir savaşın varlığına değindi. Ordu, AKP’nin üzerine ne kadar gidilirse AKP’ nin o denli büyüdüğünü gördü ve 12 Eylül anayasasını savunur hale getirdiğini vurguladı.

Cinmen, referandumla ilgili maddelerin bir paket halinde oylanmasının tehlikeli olduğunu  bu durumun temel hak ve özgürlüklerini rehin aldığını belirtti.(anayasanın paket halinde referanduma sunulması)

Cinmen,

‘1.Bu paket tek başına oylanmaz.

2.Hükümete bağlı yargı istemiyoruz.

3.12 eylül anayasasını istemiyoruz.

Dinden referans alan hukuku istemiyoruz.’ Yukarıda belirttiği slagonlarla isteğimizin gerçekleşeceğini belirtti.

Cinmen, kendisine yöneltilen ‘Anayasa tartışmaları hangi ihtiyaçtan doğmuştur? Bugün güvencesiz çalıştırılarak halkların hakkı kısıtlanmaktadır.Bu anayasa tartışmaların iş güvencesi üzerinden yürütülmelidir. Bugün emekçilerin gücü üretimden gelen gücü kullanmaktır. Anayasa tartışmasının içinden iyi bir şey çıkacağına dair örnekler gösterebilir misiniz? sorusuna ‘bugün KESK ülkede hayat durduran eylemler yaptı. Fakat yeterli olunamadı. Bugün sınıfın gücü yoktur.’olarak soruyu yanıtladı. Ayrıca Engin CİNMEN, HSYK VE Anayasa mahkemesinin kuruluşunun referanduma uygun olmadığını belirtti.

 

Bu İçerik 1165 Kez Görüntülendi
PANEL - SİVİL VE DEMOKRATİK ANAYASA